![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | MT Rss Arsivi | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Günlük Yeni bölümümüzde artık sizde sanal bir ortamda günlüğünüzü paylaşabilirsiniz |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#31 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
Ölmek dediğin, ödünç bir soluğu iade değil de, ne ? Ve yaşamak; ölüme kaçamak, ölümcül kaçak!..
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#32 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
Bir yanımız yangınlarda kavrulur
Bir yanımız umudu ve direnci büyütür Bir yanımız şaşkın ve sükut içerisinde izlerken olan biteni Bir yanımız kuşanıp merhameti ülke ülke dolaşır yürek coğrafyamızı Bir yanımız telaş içinde bir kısacık ömre tutsak Bir yanımız ölümsüzlüğü daha çok sevmekte hayattan Bir yanımız Bağdat, Beyrut bir yanımız… Bir yanımız festivaller renkli ziyafet sofraları ve bir yanımız Kudüs, İstanbul bir yanımız Ve bir gün gökten çocuk ölümlerini haber veren sesler kesilecekse eğer Çocukları saracaksa anneler, alevler sarmadan önce Mescidi aksa yağız bir delikanlı gibi tekrar dikilecekse ayakları üstüne Sapan taşlarıyla yeniden kuşların ardına düşecekse çocuklar Yalancı şahitlerin tükenecekse sözleri ve zamana gür bir sada ile şahitlik edilecekse Orda biz olmalıyız!.. Ve bir yanımız yanımızda olmalı Çünkü Allah bir ve her şeye kadir Hasbinallah ve nimel vekil ve nimel Mevla ve nimel nasir… Ömer KARAOĞLU http://mevsimsizyagmurlar.tr.gg/Biz.htm
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#33 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
insanın insanla sınavı
Hayretten hayrete düşer, asfalta yapışan sakız gibi yapışırız hayatın zeminine. Küçük dilimizi yutacak gibi oluruz. Adaletsizliğin, haksızlığın, zulmün, ihanetin iç çekişleri inletir kalbimizin ücra köşelerini. İnsan insanın en büyük sorusu, derdi, tasası olur. Hayat en çok insanlarla ağırlaşır, darlaşır. "Nasıl olur" deriz, "Bunu nasıl yapabilir bir insan?" Hele kötülük ummadığımız bir insansa bu. Bu sorudaki anahtar kelime "insandır". Bir köpek, kurt, aslan, kaplan bu kötülüğü nasıl olur da yapar diye sormayız. Çünkü insandan hayır, iyilik, güzellik bekleriz. Biliriz ki kötülük insana yakışmaz. Biliriz ki "insan fıtraten mükerremdir". Öte yandan hayvanların kötülük yeteneğinin sınırlılığını da biliriz. Hiçbir varlık insanın zulmüne erişemez. Mahiyetindeki zulüm kabiliyetinden dolayı en çok insanlardan korkar, insanlardan çekiniriz. İnsanlardan uzaklaşır ya da kaçarız. İnsan kadar tehlikeli olabilecek başka bir varlığın olmadığını iyi biliriz. Örneğin bir köpek en fazla ısırır. Bizi ısıran köpeğe de en fazla kızarız. Bir köpek ne kalbimizi incitir ne de yorup ağırlaştırır. İnsan sadece kötülükle şaşkınlık uyandırmaz. Küçüklü büyüklü sınırsız iyiliğin, fedakârlığın, feragatin de vesilesi olur insan. "İşte" deriz "işte insan demek bu!" Başkaları için gecesini gündüzüne katanlarla soluklanırız. Komşusu açken tok olmayanlarla rahat ederiz. An gelir tek bir tebessümde sonsuz iyilik ve merhametin tecelli ettiğini hissederiz. Ansızın gelen bir telefonla "Nasılsın, seni merak ettim" diye hatırımızı soran arkadaşımızla gözümüz gönlümüz aydınlanır. Sınırsız iyiliğin de kötülüğün de insana özgü olması insanın kabiliyetlerinin sınırsızlığıyla ilgilidir. Aşağıların aşağılarına da düşebilir, iyiliğin zirvelerine de yükselebilir insan. Bu yönüyle kudretin mucizesidir. Bu insana verilen önemin de bir göstergesidir. Sadece başkaları değil biz de kendimizi zarara ziyana uğratırız. Bize ikram edilen nezih ve yüksek bir makamı hevâ ve heveslerimiz uğruna çarçur ederiz. Biliriz ki hevâ ve heveslerimize teslim olan büyüklenmeci benliğimizden bize daha fazla zarar veren başka bir varlık yoktur. O zaman da kendimizden uzaklaşmak isteriz. "Bunu nasıl yapabildim" diye dövünürüz. Öfkeyle dolar içimiz. Varlığımız yük olur, belimiz bükülür. Taşıyamayız kendimizi. Hevâ ve heveslerimizden muzdarip kırgın latifelerimizin, O'nun için yaşayacağımız istidatlarımızın uğultusu doldurur içimizi. İnsanlarla sınanınca onları, kendimizle sınanınca kendimizi kırık dökük, ayarı bozuk adalet terazimize oturturuz. Terazinin çoğunlukla kötülük kefesi ağır basar. Şeytan kötülük kefesinin ağır gelmesi için nefsimize asılır. Kötülüğün sudur ettiği iyi bir insan hâlâ iyi bir insan mıdır peki? Kötülüğü işleyen kendimiz hâlâ iyi biri miyizdir? Kendimizden beklemediğimiz bir davranışla kötülerin kötüsü mü oluruz? Bu soruların cevapları önemlidir. Çünkü insandan ve kendimizden umudumuzu yitirmek hayattan umudumuzu yitirmektir. Çünkü biliriz ki insan kadar bize "yakın" olabilecek dünyevi bir başka dost yoktur. Bu nedenle en çok insanlara bağlanırız. Bir insanla ağırlaşan kalbimiz başka bir insan vesilesiyle ferahlayabilir. Uzaklaşır yakınlaşırız. Yakınlaşınca korkuya kapılıp yeniden uzaklaşırız. İnsandan kaçarken yine insana tutuluruz. Kendimizi terk ederken kendimize yakalanırız. Annesinden korkup onun şefkatli sinesine sığınan çocuklar gibiyizdir. Kırık dökük adalet terazimizin ayara ihtiyacı vardır. Bir zaman Nursi'nin de aklına da takılır yukarıdaki sorular. Kendisi de insanlarla sınanır. Özellikle iman ehlinin doğru yolda doğruca ilerlemesi için nice sebep varken şeytanın zayıf desiselerine mağlup olması onu çok düşündürür. "Arkadaşlarımdan bazıları, yüz hakikat dersini kalben tasdik ile beraber benden işittiği ve bana karşı da fazla hüsn-ü zannı ve irtibatı varken, kalbsiz ve bozuk bir adamın ehemmiyetsiz ve riyakarâne iltifatına kapıldı, onun lehinde benim aleyhimde bir vaziyete geldi" diye anlatır derdini. Hayrete düşer; "İnsanda bu derece sukut olabilir mi? Ne kadar hakikatsiz bir insan idi" Sonra hatasını anlar. Çünkü "şeytan cüz'î bir emr-i ademî ile insanı mühim tehlikelere atar". Nefsin şeytanı her vakit dinlediğini söyleyerek iman ehlinin şeytanın desiselerine kapılmalarının inançsızlıktan olmadığını, hem büyük günahları işleyenin küfre girmediğini vurgular. Çünkü şeytanın yaptığı tahriptir ve tahrip kolaydır. Kendimizle ve insanlarla sağlıklı ilişki kurmanın yolu adalet terazimizi sıkça ayar ettirmektir. İnsandan ve kendimizden umudumuzu kesmemek için elzemdir bu. Mustafa ULUSOY
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#34 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
BİR ÂVARENİN DÜŞLERİ / ayın doğduğu yere gidelim
ceviz ağaçlarının yemyeşil yaprakları gökyüzünü kaplamış karanlık içimizi ürpertiyor fısıltıyla konuşuyoruz birbirimizi görmeden birbirimizi görmeden anlıyoruz birbirimizi biliyoruz o an ne geçiyor göz bebeklerimizden uzaktan bir su sesi geliyor su sesi mi, aşk sesi mi, yaprak hışırtısı mı? kuru otlar üzerinde kayarak uzaklaşan bir karayılan mı belli değil tanrım n’olur su sesi olsun diyoruz belki de seslerin en güzelidir su sesi güzellerin en güzelidir karayılan biliyoruz birazdan ay doğacak ay doğacak, yeryüzü susacak ay doğacak, kuşlar susacak ay doğacak, böcekler susacak ay doğacak, insanlar uykularında bir yanından diğer yanına dönecekler ay doğacak, incecik bir ürperti gelip geçecek kızların yarılanmış uykularından dağların arkasından kızıl bir şiir çıkacak ağaçların arkasından aşkla boyanmış bir ışık yeryüzünü aşka boyayacak yapraklar arasından sızan davetkâr ay ışığı çağıracak bizi ama biz bekleyemeyiz aşk bekleyemez o zaman haydi kalkın gidiyoruz ayın doğduğu yere gidiyoruz atlarınızı eyerleyin çarıklarınızı yenileyin azıklarınızı alın gidiyoruz arkamıza dönüp bakmadan çıkacağız yollara kimse gelmese de çıkacağız çünkü bir yerlere gitmek güzeldir ‘her gün bir yerden göç etmek ne iyi her gün bir yere konmak ne güzel bulanmadan, donmadan akmak ne âlâ’ ATIF BEDİR
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#35 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
BEN...
Ben: Karlı dağların deli rüzgârı.. Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım. Ben: suyu kurumuş sevgi pınarı... Ben: Toprak bekçisi, mezar taşıyım. Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban... Ben: Fikir sürüsün yitiren çoban. Ben: Hayâl peşinde çarıksız taban... Ben: gurbet ağzında bulgur aşıyım. Ben: çürük bir gemi aşk denizinde.. Ben: Yağmur damlası dostun izinde. Ben: Yanıp kül oldum aşkın közünde... Ben: Kara sevdanın dert yoldaşıyım. Ben: Koyu düşmanım yersiz gülüşe Ben: Düşüvermişim bitmez bir düşe Ben: Bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe... Ben: Bensiz duygunun ilk savaşıyım. Ben: Gönlü aklına uymayan deli.. Ben: Az düşünceden doymayan deli. Ben: Beni ben diye saymayan deli... Bırakın, ben benden uzaklaşayım. SEN Sen: Çamlı dağlardan ağaran şafak... Sen: Duru göllerin nilüferisin. Sen: Engin ovada sararan başak... Sen: Umut kaynağı, alın terisin. Sen: Gökte yıldızsın, uykularda düş... Sen: Yeşil ekinsin, sen beyaz gümüş.. Sen: Mavi denizsin sise bürünmüş... Sen: Sevda sırrının düğümlerisin. Sen: Her güzelliğin canlı sergisi Sen: Kalp yarasının em'i, sargısı... Sen: Benim dileğim, Hakk'ın vergisi.. Sen: Gönlümde saplı aşk hançerisin. Sen: Koyu gölgesin yaz sıcağında Sen: Olgun meyvesin dal kucağında Sen: Korsun, alevsin aşk ocağında Sen: Gadir Allah'ın şaheserisin. Sen: 'Ben'sin, gel gör ki ben 'sen' değilim Sen: Benim düşüncem, ruhum ve dilim Sen: Benim gözlerim, ayağım, elim... Emin ol, sen bana benden berisin.
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#36 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
Sen gittin ya şimdi her yer karanlık.varlığında olan tüm renkler terkettiğin gün siyahları giydirdi üzerime..gökkuşağı dahi Sadece
Tek Rengi Gösteriyor , Oda Gece Karanlığında Doğuyor. Artık İhtiyaç Duymuyor doğan Güneşe. yarasalar Gibi Dolaşıyorum Etrafta Sessizce. Kimseye Zarar vermeden Kaldırım Taşlarına Bakarak Yürüyorum yosun tutmuş boş sokaklarda. Elimdeki Ucuz Biranın Tek Mezesi Şu Yalnızlık. Daha Bİ Efkarlı Oluyormuş Meğer Sensiz İçmek. Beni ağlatan her şarkıda sigaranın Dumanını Ciğerlerimde Hissediyorum Artık… benİ Bu Yaşımda Salya Sümük Ağlatan Tek Şey Meğer Neymiş Biliyormusun? Elini Tutabilmek İçin Söylediğim O Masum Yalan… El Falına Çok İyi Bakarım Demiştim de Sen Hemen Avuçlarını Açıp Teslim Etmiştin bana.o anı hatırlıyor musun bilmiyorum ama sen bu yalana inanınca ellerini bana teslim etmiştin..Tuttuğum elin değil sanki tüm bedenindi.i. Sen Anlamadın Ama Ben Çok Heyecanlanmıştım. Falın Bitince de Ellerini Çektin Ya Elimden? Annesinin Elini Bıraktığı için Kaybolan Bir Çocuk Gibi Olmuştum… Sen Anlamadın Ama, Sen Giderken Tüm Kelimelerde Arkandan Sürüklenerek Geldi. Bir Şey Diyemedim Sana.İçimden Attığım O Çığlıkları Duymanı İsterdim. Ne Olur Gitme Kal Diye Bağırdım Sana Sessizce. Kulak Zarlarını Patlatacak O Çiğlklarımı sana duyuramadım. O Parkta Saatlerce Oturdum Senden Sonra. Babasının Gözleri Önünde Boğulan Bir Adamın Yaşadığı şoklarıı Yaşattın Bana.Sen Giderken Ben Sadece Sana Bakıp Tüm Beceriksizliğimle Ağladım. Sen Giderken , Ben Sadece Gidişini İzlemedim. İçimden yalvardım Tanrıya , Ne Olur Tanrım Geri Gelip Bana Sarılsın Beni Bir Annenin Çocuğunu Sevdiği Gibi Sevsin , Saçlarımı Okşayıp Bana Tekrar Sarılsın Dedim Ama Beni Ne Tanrı Dinledi Nede Sen geri geldin. Peki Sen Şimdi Bir daha Geri Gelmiyecekmisin? Peki Ben Kime Seni Seviyorum Derim, Kim Kaldı şimdi Geriye Beni Avutacak. Kim Ben Hasta Olduğumda Üzülecek? Kim Bana Seni Çok Özledim Diye Mesaj Atacak Gece Yarıları. Kim Merak Edecek Beni? Peki Kim Benimle Kavga Edecek Masumca… Biliyorum Artık Kimse Bunları Bana Yaşatamayacak . Sen Artık Yoksun ya Şimdi , Ben Her Gece Ağlarken Seni Ararım Duvarlarda.. Sen artık Yoksun Ya şimdi , Ben Bu Sahil Banklarında Elimde Ki Ucuz Birayla Arkadaş Olurum. Hatta Benim Dualarımı Kabul Etmeyen Tanrımla Oturur Konuşurum Saatlerce. Her Sevgiliye Küfür Eder Sararım Etrafa. Sataşırım Tüm Mutlu İnsanlara. Aklıma Senin Bir Beraberliğin Olduğunu Getirir Lanet Ederim Banktaki Yalnızlığıma Ve Salaklığıma. Kurşunlar Sıkarım Her Gece Firar Eden Aklıma. Batırırım Kaptanı Olmayan Tüm Gemileri… Yıkarım Tüm Kurduğum Hayalleri. Tüm Beyaz Gelinliklerimi Atarım Şu Fırtınası Bitmeyen Denize. Orucunu Bozmuş Biri Gibi her dakika Sarılırım Bir Dal Sigaraya. Suç Üstü Yakalanırım Katili Olurken Bir Sevginin. Artık Sen Yoksun Ya Hayatımda Ben Her Gece Firar Eder çocuk gibi ağlarım başka kollarda. Sen Bilmiyorsun Ama Annemde Artık Sıkıldı Bu Göz Yaşlarımdan… Sen Nasıl Erkeksin Diyor Bana…. Sahi, Ben Nasıl Bir Erkektim?? Sen Bilmiyorsun Ama, Ben Hala Bir Çocuk Gibi Ağlıyorum Odamdaki Yatağımda. Her Dökülen Göz Yaşımda Bir Dua Sıkıyorum Gökyüzüne. Kabul Olmaz biliyorum ama, Olmama İhtimaline Rağmen Ben Yinede Titreyen Bir Bedenle Ediyorum. Her seferinde Kucağıma Sen Diye Aldığım Yastığım Sırılsıklam Oluyor. Üzerinde Dalga Dalga İz Bırakıyor Tuzu Bitmiş Göz Yaşım. Sen Bilmiyorsun Ama Galiba Dün Gecede Dayak Yemişim Sokak Serserilerinden. Elimdeki Şarap Şişesi Kızdırmıştır Yine . Ne yapayım Adam Gibi İçemiyorum Şu Lanet Acı Şeyi.ne Zaman Sarhoş Olsam Çığlıklarıma Boğuluyor Bu Sahil Şeridi. Sen Beni Unuttun Ama Ben unutmanın formülünü kaybettim.. Sen Beni Unuttun Ama, Ben Unutmak İsterken Dahi Hatırlıyorum O Kahrolasıca Yüzünü. Beni Mezar Taşı Gibi Kas Kati Yapan O Gözlerini..birde Neyi Hiç Unutmuyorum Biliyormusun? Hani Cep Telefonlarımıza Devamlı Çağrılar atardık ya? İşte Onu… Sen Her Çağrı Attığında beni düşündüğün gelir aklıma. Bayramı karşılayan bi çocuk mutluluğuyla seni arardım. Şu Sıralar Her Telefonum Çaldığında Sensin Sanıyorum. Sen Olmadığını Anlayınca da Açmadan Fırlatıyorum Yanımdaki Bir Koltuğa. Ne Olurdu Sanki Az Önce Telefon Açan Kişi Sen Olsaydın? Sen Olsaydın, Benim Gibi Güçsüz Bir Şekilde Yaşaya Biliriydin Bu Ayrılıktan Sonra.Geri dönmeyeceğini bildiğin halde akla gelmeyecek çılgınlıklar yapar mıydın..her sabah aynı otobüs durağına çok sevdiğin papatyaları getirip bırakır mıydın? Peki her gece evimin önünde nöbet tutar mıydın?Ağlamak İçin Son İnsanında Yanından Gitmesini Beklemeyebilirdin.Yapmazdın değil mi .! O zaman son kez iyi dinle beni..hep derdiğim ya Son Sevdiğimsin Diye? Son sevdiğim değil SON SEVİYORUM DEDİĞİM OLDUN..
|
|||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti kIL bu mesaja: |
Ozge (02-26-2010)
|
|
|
#37 (permalink) | |||||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2009
Nerden: Avusturya
Mesajlar: 763
Level: 24 [ ]Paylaşım: 179 / 598
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 225
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() |
hmm bunları görmemiştim hepsi çok güzel
|
|||||||||||
|
|
|
| Üye teşekkür etti Ozge bu mesaja: |
kIL (03-28-2010)
|
|
|
#38 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
Sen gittin ya..
Şimdi her yer karanlık.Varlığında olan tüm renkler, terkettiğin gün siyahları giydirdi üzerime.Gökkşağı dahi sadece tek rengi gösteriyor, oda gece karanlıgında doguyor. Artık ihtyac duymuyorum güneşe. YARASALAR GİBİ DOLAŞIYORUM ETRAFTA SESSİZCE... Kimseye zarar vermeden, kaldırım taşlarına bakarak yürüyorum, YOSUN TUTMUŞ BOŞ SOKAKLARDA..
Konu kIL tarafından (03-17-2010 Saat 06:02 AM ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||
|
|
|
|
|
#39 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
Sen giderken, ben sadece sana bakıp tüm beceriksizliğimle ağladım.
Sen giderken, ben sadece gidişini izlemedim.. İçimden yalvardım tanrıya.. Nolur tanrım, geri gelip bana sarılsın, Beni bir annenin cocugunu sevdiği gibi sevsin,saçlarımı okşayıp bana tekrar sarılsın dedim.. AMA BENİ NE TANRI DİNLEDİ, NE DE SEN GERİ GELDİN...
Konu kIL tarafından (03-17-2010 Saat 06:02 AM ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||
|
|
|
|
|
#40 (permalink) | |||||||||
|
Acemi Kullanıcı (-)
Sigarayı 7 Günde bırakın Hemen TıklaÜyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: Turkiye
Mesajlar: 419
Level: 19 [ ![]() ![]() ]Paylaşım: 45 / 450
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 188
Rep Derecesi :
![]() ![]() |
SEN GİTTİN YA..
|
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
mırc - mirc - Tatil - Burçlar - döviz - Rüya tabirleri - Alka Bilişim